Erdoğan'dan beklenen açıklama


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Sakarya'da gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

İşte o konuşmadan satırbaşları
 
- Türkiye’yi tarihi reformlarla çok farklı yerlere ulaştırdık. İstikrar ve güven. Hiç kuşkusuz bu 11 yılın sır kelimeleri bunlardır. Son 11 yılda istikrar ve güvenin önde olduğu dönemlerde Türkiye’nin başarılarını görüyoruz, 1960 ve 1980 dönemlerinde Türkiye başarılar elde etmişti. Öte yandan koalisyon ya da tek partili istibdat dönemlerinde Türkiye’nin yerinde saydığını ya dageri gittiğini görüyorsunuz. 
 
- Mevcut uluslararası sistemde özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler gelişiyorsa biliniz ki bir kazanan ve bir kaybeden vardır. Türkiye’nin kaybettiği dönemlerde birileri muhakkak kazanmıştır, Türkiye’nin büyüdüğü kazandığı dönemlerde birileri kaybetmiştir. Somut örneklerini çeşitli vesilelerle verdim. Faiz bunun en somut örneğidir. 
 
- Bir ülkenin borçlanma faizi yüksekse o ülke kaybediyordur. 2002 yılında Türkiye bütçesinin yüzde 45’ini faiz ödemelerine ayırıyordu. Şimdi yüzde 13’ünü. 642 milyar kaybedecekti Türkiye 2002’de kalsaydı. 
 
- 11 yılda sadece faizleri düşürmenin Türkiye’ye kazandırdığı 642 milyar olmuştur. Bu Türkiye’nin bütçesinin iki yıllık bütçesine eşdeğerdir. 
 
- 11 yılda 117 Marmaray yapacak kadar para kazandırdık. İşte bu kazandığımız parayla yollar inşa ettik. Biz 10 yılda 17 bin km bölünmüş yol sığdırdık. Üniversiteler, okullar, barajlar inşaa ettik. Türkiye bu 642 milyarı kazanırken birileri de 62 milyarı kaybetti. Bu parayı kaybedenlerin istikrarlı ve güvenli bir ülke istemeleri düşünülemez. Burada bir şey söyleyeceğim, bize hep şunu öğrettiler ekonomi eğitiminde emek, istihdam,tüketimüretim ama ben başarının tek sırrının insan olduğunu söylüyorum. İnsan olmadan bunlar olamaz. O zaman bizim yatırım yapmamız gereken insandır ve burada kalifiyeyi arttırmak gerekir. O yüzden Sakarya üniversitesi rektörünün dediğin gibi ülkemizin yarınlarını aydınlatacak gençler yetiştirmek gerekir. 
 
- Türkiye 30 yıldır terör ile mücadele ediyor. Her gün bu terörü bitirmek için istişareler yaptık. Ama terör bizim çözüm sürecini başlatmamıza kadar sona ermedi. Biz terörün sadece güvenlik boyutuyla çözülemeyeceğini söyledik. Kültürel, ekonomik, psikolojik unsurları bir de uluslararası rant çevrelerini sevindiren unsuru var. Terör olmazsa silah satılamaz. 
 
- Libyalı bir dostumla uzunca dertleştik. Şu anda Libya’da 22 milyon silah vardı dedi. Halkta olan silah bu orduda olan değil. Libya’nın nüfusu 6 milyon. Bu Libya'nın çok ciddi tehdit altında olduğu anlamına gelir. Libya'nın fitilin ateşlenmesinde demokrasiye geçiyoruz derken çok şeyi kaybeder. Teröre varsa turist Türkiye'ye gelmez. Terör varsa güven ve istikrar olmuyor ve faizler artıyor. Meselenin bu bataklıktan beslenen boyutunu da çözmek lazım. Türkiye böyle bir yol ayrımına geldi. Ya eski Türkiye gibi Türkiye kaybedecek birileri kazanacak ya da yeni Türkiye kurulup kazanacak ve birileri kaybedecek. Şu an Türkiye’nin önünde böyle bir yol ayrımı var. 
 
- Zira bu ülkede hemen her nesil eski Türkiye’yi gördü. Eski Türkiye yeniden yasak, baskı, yolsuzlukla, içerde ve dışarda acziyetle devam etmek demek oluyor. Eski Türkiye boynu bükük şekilde uluslararası alanda boy gösteriyor. Ayrıca eski Türkiye’nin gündemi belirler. Ancak yeni Türkiye gündem belirler ve istikrar ile güven içinde büyür. 2023 için kararla ilerler. Yeni Türkiye yoksulluğu daha da azaltmış, yasakların olmadığı özgür bağımsız her kesin kardeşlik içinde yaşadığı bir ülke adına geliyor. Yolsuzluk için başlayan operasyonlar yeni Türkiye'ye karşı yapılıyor. 
 
- Bir çok şey gündeme gelecek. Hepsi ortada. Burada yolsuzluğa bulaşanlar ortaya çıkar. Birileri yetimin malını alıp söğüşlüyorsa onun hesabını önce biz sorarız. Ancak şunu da ortaya koyayım, iftira at tutmazsa izi kalır mantığıyla olmayan şeyleri iddia edenleri ifşa etmekte bizim görevimizdir. 
 
- Şu anda bazı medya organlarına gizlilikle esaslı dosyaları servis eden, hukuk öğrencileri var. Suç duyurusunda bulunuyorum. HSYK suç işledi. Adli kollukla ilgili Danıştay’da dava sürerken bir açıklama yaptılar ve Anayasa’nın 138’e karşı geldiler. Kim HSYK’ya karşı gelecek. Yetkim olsa HSYK’yı ben yargılarım. Kim yargılayacak peki, millet yargılayacak. 
 
- Son günlerde iki şey söyledim, ya millet ya zillet. Burada milletin maşeri vicdanı çok önemlidir. Olmayan şeyi varmış gibi göstermek bunun üstünden medyaya baskı ya da servis yaparak ülkenin tertemiz iş adamlarını zan altına sokmaya kimin hakkı var. 
 
- Biz hukuktan yanayız, kanundan yana değiliz. Kanu8n hukuka karşı düşüyorsa orada sıkıntı vardır. Bizim de eksiklerimiz vardır. Kanun hukuk ile bütünleşmiyorsa oraya nefsi tecavüzler oluyorsa ciddi sıkıntılar vardır. Olmamış şeyler varsa, örneğin enerji bakanlığında santraller şuna verildi gibi olmayan şeyler söyleniyor. Bunu neye göre açıklıyorlar. Zaten bakanım bunları açıklayacak. 
 
- Bir savcı adliyenin önünde basın mensuplarına bildiri dağıtır mı? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir savcı bizim için adliyenin yüzkarasıdır.
Paylaşki Değeri Artsın :
Print PDF

Yükleniyor...

Son Yazılar

Köşe Yazarları

Popüler

 
Support : Site Yaptır | Web Destek | Danışmanlık
Yazılım/Tasarım : ERSA
Copyright © 2013. İstanbul Haber Gazetesi - İstanbul'un Sesi
Ersa Tasarım
Copyright 2012 Site Oluştur | Bu Bir Er-Sa Markasıdır. Tasarım: Creating Website