AnaSayfa
» bizden haberler
» gündem
» özel haberler
» siyaset
» Bir ömür, bir ülkü: Türk milliyetçiliği ideolojisinin mimarı Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatının 29. yıl dönümü
Bir ömür, bir ülkü: Türk milliyetçiliği ideolojisinin mimarı Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatının 29. yıl dönümü
Yazar : istanbul haber gazetesi Kategori : bizden haberler, gündem, özel haberler, siyaset Zaman : Cumartesi, Nisan 04, 2026
Türk milliyetçiliği ideolojisinin kurucusu, mücadele dolu bir yolculuğun lideri, Ülkücü Hareketin Başbuğu… Milliyetçi Hareket Partisi’nin ilk Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümü.
Ankara’nın gri gökyüzü, 4 Nisan 1997’de hiç olmadığı kadar ağırlaşmış; yağmur damlaları milyonların döktüğü gözyaşlarına karışmıştı. Türk milliyetçiliğinin unutulmaz lideri, Ülkücü Hareketin "Başbuğ"u Alparslan Türkeş’in bedenen aramızdan ayrılışının üzerinden tam 29 yıl geçti. Ancak bıraktığı "vatan sevgisi" mirası, her yıl olduğu gibi bugün de ilk günkü heyecanıyla korunuyor.
Kıbrıs’tan Başlayan Milliyetçi Bir Ömür
Takvimler 1917’yi gösterdiğinde, İngiliz işgali altındaki Kıbrıs’ta dünyaya gözlerini açan bir çocuk, yıllar sonra bir milletin kaderine yön verecekti. 1933 yılında ailesiyle anavatana, Türkiye’ye gelen Alparslan Türkeş, Kuleli Askeri Lisesi ve Harbiye koridorlarında vatan aşkıyla yoğruldu. Üniformasına veda ettikten sonra da mücadelesinden asla vazgeçmedi. Onun için asıl olan; “vatan sevgisiydi.”
Adana’da Doğan Güneş: Üç Hilal’in Doğuşu
1960’lı yıllarda siyasete adım atan Alparslan Türkeş, 1965’te milletvekili seçilerek Meclis çatısı altında Türk milletine hizmet etmeye başladı. 1969 yılı ise Türk siyasi tarihi için bir dönüm noktasıydı.
Adana’da gerçekleştirilen kongrede, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi yerini Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’ne bıraktı. O gün semalarda yükselen Üç Hilal, sadece bir amblem değil; Alparslan Türkeş’in "Türk milletine duyulan engin sevgi" olarak tanımladığı milliyetçilik anlayışının bir simgesiydi.
Çileyle Örülmüş Bir İrade
Alparslan Türkeş’in hayatı sadece zaferlerle değil, büyük bedellerle doluydu. 12 Eylül darbecileri tarafından hapsedildiği 4 buçuk yıllık tutukluluk süreci, onun iradesini kırmak yerine daha da güçlendirdi. 1987’de siyasi yasakların kalkmasıyla yeniden "Besmele" çekerek yola koyuldu. Kimseyi ayırt etmeden, tüm vatandaşlarını kucaklayan bir anlayışla 1993’te yeniden MHP’nin başına geçti.
Puslu Havada Ankara’da Mahşeri Bir Kalabalık
4 Nisan 1997’de, 80 yaşında hayata gözlerini yumduğunda, sadece bir siyasetçi değil, bir "baba" ve bir "yol gösterici" veda ediyordu.
Ankara o gün, tarihinin en hüzünlü ve en kalabalık günlerinden birini yaşadı. Karlı havaya rağmen yüz binlerce Ülkücü, Beştepe’deki anıt mezara giden yolda dev bir kor oluşturdu.
Ardından milyonların ağzından dökülen o meşhur dizeler yazıldı:
“Kurtlar puslu havada, toplandı Ankara'da. Giden heybetli çınar, milyonlarsa arkada. Yandı yürekler yandı yağan kar ile sönmez. Milyonlar bir ağızdan Başbuğlar ölmez.”
Mirası Geleceğe Işık Tutuyor
Alparslan Türkeş, ardında sarsılmaz bir teşkilat ve milyonlarca vatan sevdalısı bıraktı. Vefatının 29. yılında Başbuğ Alparslan Türkeş’i, rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Paylaşki Değeri Artsın :
Print
PDF
Add Comments








