AnaSayfa
» bizden haberler
» gündem
» özel haberler
» siyaset
» Mansur Yavaş: Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır
Mansur Yavaş: Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır
Yazar : istanbul haber gazetesi Kategori : bizden haberler, gündem, özel haberler, siyaset Zaman : Perşembe, Eylül 10, 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dün Beştepe'de görüşen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan açıklama geldi. Yavaş, "Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin tek gündemi Ankara'dır. Özel ve Kılıçdaroğlu'nun haberi vardı" dedi. Parti değiştireceği yönündeki iddiaları da reddeden Yavaş, Yeni Parti ve CHP'yi kastederek "Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem." dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin tek gündeminin Ankara olduğunu açıkladı.
Yavaş, görüşmede Ankara'nın bekleyen yatırımları, metro projeleri, kredi ve onay süreçleri ile büyük fuar alanının ele alındığını belirtti.
Yavaş, parti değiştireceği yönündeki iddiaları yalanlayarak mevcut siyasi pozisyonunu koruduğunu ve görüşme öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'i bilgilendirdiğini ifade etti.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ve hakkındaki siyasi iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Görüşmenin tek gündem maddesinin Ankara olduğunu vurgulayan Yavaş, parti değiştireceği yönündeki senaryoları kesin bir dille yalanladı ve siyasi tartışmalardaki mevcut pozisyonunu koruduğunu belirtti.
KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL'İ BİLGİLENDİRDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşılayarak görüşme talebini bizzat ilettiğini açıklayan Yavaş, masadaki ana konuların Ankara'nın bekleyen yatırımları, metro projeleri, kredi onay süreçleri ve fuar alanı olduğunu belirtti. Yavaş, görev bilincine vurgu yaparak, "Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir." dedi.
Merkezi idarenin onayı gereken projeler için Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin doğal olduğunu belirten Yavaş, "Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır." ve "Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı." ifadelerini kullandı. Yavaş ayrıca, liderleri bilgilendirdiğinin altını çizerek, "Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı." açıklamasını yaptı.
PARTİ DEĞİŞTİRME İDDİALARINA NET YANIT
Görüşmenin ardından siyasi pozisyonunu değiştireceği ve başka bir partiye geçeceği yönündeki iddialara da yanıt veren Yavaş, bu söylentilerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Yavaş, "Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz." diyerek seçmenlerine ve destekçilerine güvence verdi.
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki çalışma düzenine ve son dönemde partiler arası yaşanan siyasi gerilimlere değinen Yavaş, CHP ve Yeni Parti tabanları arasındaki kırgınlığın farkında olduğunu belirterek taraf olmamayı seçtiğini kaydetti. Ankara'da kurduğu denge politikasının meclis seçimlerinde başarı getirdiğine dikkat çeken Yavaş, "Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum." dedi.
YENİ PARTİ VE CHP'YE REST
Gerilimi büyütmek yerine sağduyunun hakim olmasını amaçladığını ifade eden Yavaş, "Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem." uyarısında bulundu.
GAZETECİLERE TEPKİ: BİZ SİZİ YALANLAMAKTAN BIKTIK
Açıklamasının sonunda, televizyon ekranlarında "kulis bilgisi" adı altında asılsız iddialar ortaya atan gazetecilere de seslenen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, söz konusu yayınlara sert tepki gösterdi. Yavaş, "Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız." diyerek sürece olan tepkisini dile getirdi ve kamuoyuna "Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz." çağrısında bulundu.
İşte Yavaş'ın açıklamasının tam metni:
"Son günlerde şahsım, siyasi tutumum ve gerçekleştirdiğim görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapılmakta; iddialar ve senaryolar üretilmektedir.
Bu nedenle bazı hususları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım.
Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır.
Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık.
Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı.
Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır.
Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.
Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim:
Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz.
Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı.
Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.
Gelelim siyasi konulardaki tutumumun her gün televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına…
Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisimizde bir seçim gerçekleştirdik.
Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok kolay görünebilir. Ancak yaşayan bilir.
Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yapmaya ve hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar çok iyi bilir.
Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclisi toplanamadı.
Bütün bunları görmezden gelemeyiz.
Belediye başkanlarımız zaten ağır ekonomik şartlarla, vatandaşlarımızın haklı hizmet beklentileriyle ve merkezi idareyle çözülmesi gereken meselelerle uğraşıyor. Bunların üzerine siyasi tartışmalar belediye meclislerine taşındığında şehirlerimize hizmet üretmek çok daha zor hale geliyor.
Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum.
Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık.
Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum.
Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz.
Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir.
Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum.
Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır.
Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir.
Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır.
Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.
Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem.
Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir.
Benim durduğum yer açıktır.
Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum.
Son olarak, her gün televizyon ekranlarına çıkarak şahsımla ilgili “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de seslenmek istiyorum:
Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız.
Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir.
Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz."
Paylaşki Değeri Artsın :
Print
PDF
Add Comments





